içinde

Öğrenilmiş Çaresizlik Nedir ve Nasıl Aşılır?

Öğrenilmiş çaresizlik, bir kişinin tekrarlanan ve kontrol edilemeyen olumsuz olaylar sonucunda “ne yaparsam yapayım değişmez” inancını içselleştirmesi ve sonunda denemeyi bırakmasıdır. Öğrenilmiş çaresizlik, bir dizi olumsuz sonuç ya da stres etkeni kişiye hayatın sonuçlarının kendi kontrolü dışında olduğuna inandırdığında ortaya çıkar; kişi davranışının çevresinde bir fark yaratmadığını öğrenirse, kaçış mümkün olduğunda bile denemeyi bırakabilir. İşin dikkat çeken yanı şu: engel ortadan kalksa bile pasiflik sürebilir.

Kavramı ilk kez 1960’larda tanımlayan araştırmacılar Steven F. Maier ve Martin E. P. Seligman oldu. 1967’de Overmier ve Seligman, kaçılamaz ve kaçınılamaz elektrik şoklarına maruz kalan köpeklerin daha sonra kaçışın mümkün olduğu farklı bir durumda kaçmayı öğrenemediklerini buldu; kısa süre sonra Seligman ve Maier bu etkinin şokların kontrol edilemez olmasından kaynaklandığını gösterdi. Yani sorun şokun kendisi değil, kişinin ona müdahale edememesiydi.

Öğrenilmiş çaresizlik nasıl oluşur?

Kritik değişken acı ya da başarısızlığın miktarı değil, kontrol edilemezlik algısıdır. Yalnızca eylemlerimizle kontrol edebildiğimiz olaylarla değil, hiçbir şey yapamadığımız birçok olayla da karşılaşırız; bu tür kontrol edilemez olaylar organizmaları önemli ölçüde zayıflatabilir, travma karşısında pasiflik ve tepki vermenin etkili olduğunu öğrenememe üretir.

Sonraki yıllarda araştırmacılar teoriyi genişletti. Seligman ve meslektaşları özgün modeli yeniden formüle ederken (Abramson, Seligman ve Teasdale, 1978) açıklamalara, yani insanların bir şeyin neden olduğuna dair zihinlerinde ürettikleri gerekçelere vurgu yaptı; bu açıklamalar kişinin olumsuz sonuçlar üzerinde kontrol eksikliği algılayıp algılamayacağını belirliyordu. Bu noktada “atıf biçimi” (attributional style) devreye giriyor.

Bir insanın olumsuz bir olayı nasıl açıkladığı, o olayın onu ne kadar çökerteceğini belirler. İnsanlar başarısızlıklarını ya da aksilikleri kalıcı (değişmeyen), genel (hayatın birçok alanını etkileyen) ve içsel (kişisel etkenlerden kaynaklanan) nedenlere bağladıklarında öğrenilmiş çaresizlik geliştirmeye daha yatkın oluyor. “Ben beceriksizim, her zaman böyle olacak, her işte başarısız olurum” cümleleri bu üçlü kalıbın tam örneğidir.

Kalıcı, genel ve içsel açıklamanın gücü

Bu üç boyut çaresizliğin bir alandan diğerine sıçrayıp sıçramayacağını da belirler. Model, olumsuz sonuçları genel etkenlere bağlama eğilimindeki kişilerin ilk çaresizlik yaşadıkları duruma benzeyen ya da benzemeyen yeni durumlarda da çaresizlik gösterdiğini; buna karşılık olumsuz sonuçları yalnızca belirli etkenlere bağlayanların yalnızca benzer durumlarda bu eksikliği yaşadığını öngörür. Yani bir iş görüşmesinde reddedilmeyi “bu pozisyona uygun değildim” diye açıklayan biri, kendini “hiçbir yere alınmam” diyen birine göre çok daha az risk altındadır.

Çaresizlikle depresyon ilişkisi ve önemli bir sınır

Öğrenilmiş çaresizlik depresyonu anlamak için etkili bir çerçeve olsa da tek açıklama değildir ve eleştiriden muaf değildir. Öğrenilmiş çaresizlik özellikle insanlarda depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu için bir açıklama olarak kullanılmıştır, ancak bu eleştirisiz olmamıştır. Burada dikkatli bir ayrım gerekiyor: bir dönem denemeyi bırakmış hissetmek ile klinik depresyon aynı şey değildir.

Teorinin kendisi bile zaman içinde revize edildi. Yeniden formüle edilmiş model daha sonra Abramson, Metalsky ve Alloy (1989) tarafından tekrar gözden geçirildi ve depresyonun umutsuzluk modeli olarak adlandırıldı; bu revizyon saf bir atıf teorisinden çok bir umutsuzluk teorisiydi. Ayrıca güncel sinirbilim, sürecin yönünü tersine çeviren bir yorum öneriyor. 2016 güncellemesine göre daha yeni sinirbilim, pasifliğin beynin varsayılan tepkisi olduğunu ve öğrenilenin çaresizlik değil kontrol olduğunu düşündürüyor. Bu, çaresizliğin “kaderimiz” olmadığını gösteren umut verici bir bulgu.

Kısır döngüden çıkmanın psikolojik yolları

İyi haber şu: bu kalıp öğrenilmiş olduğu için değiştirilebilir de. Çaresizlik öğrenildiğinden, öğrenilmiş olan geri de alınabilir; atıf yeniden eğitimi ve küçük kazanımlarla öz yeterlik inşa etmek standart karşı yöntemlerdir. Aşağıdaki yaklaşımlar bu iki temel eksende toplanıyor.

  • Açıklama biçimini fark et ve sına: Bir aksilik yaşadığında zihninden geçen cümleyi yakala. “Her zaman”, “hiçbir şey”, “ben zaten” gibi kelimeler kalıcı ve genel bir açıklamanın işaretidir. Bu cümleyi daha belirli ve geçici bir versiyonla değiştirmeyi dene: “Bu sınavı iyi hazırlanamadığım için kaybettim” gibi.
  • Kontrol edilebilen küçük bir alan seç: Öz yeterlik, gerçekleştirilebilir hedeflerden gelir. Tüm sorunu tek seferde çözmeye çalışmak yerine, sonucunu doğrudan etkileyebileceğin küçük bir adım belirle ve onu tamamla.
  • Kazanımları görünür kıl: Attığın küçük adımların işe yaradığını somut biçimde kaydet. Beyin “eylemim fark yaratıyor” verisini biriktirdikçe pasiflik zayıflar.
  • Kontrol edilebilir ile edilemezi ayır: Enerjini gerçekten müdahale edebileceğin şeye yönlendir; değiştiremediğin koşullarda kendini suçlamayı bırakmak da bir kazanımdır.

Algılanan kontrolün gücünü gösteren klasik bir çalışma bu mantığı destekliyor. Ellen Langer ve Judith Rodin’in 1976 tarihli araştırması, günlük etkinlikleri üzerinde daha fazla kontrol verilen huzurevi sakinlerinin daha iyi bir iyilik hali yaşadığını gösterdi. Küçük ama gerçek bir kontrol duygusunun bile etkisi olabiliyor.

Örnek bir senaryo

Diyelim ki bir kişi üst üste birkaç iş başvurusundan ret aldı ve “artık başvurmanın anlamı yok” noktasına geldi. Burada çaresizlik, gerçek bir imkânsızlıktan değil, “her başvuru başarısız olacak” (genel, kalıcı) çıkarımından besleniyor. Küçük ve kontrol edilebilir bir hedef, örneğin özgeçmişin tek bir bölümünü yeniden yazıp bir kişiden geri bildirim almak, hem somut bir eylem hem de “müdahale edebiliyorum” verisi üretir. Bu varsayımsal bir örnektir; her durum kişiye göre farklıdır.

Ne zaman profesyonel destek almalı?

Bu yazıdaki bilgiler genel bir çerçeve sunar; kendine yönelik bir tanı aracı değildir. Tek bir olay ya da düşünce üzerinden kendine ya da bir başkasına “depresyonda”, “travmalı” gibi klinik etiketler koymak yanıltıcıdır. Çaresizlik hissi haftalarca sürüyor, günlük işleyişini bozuyor, uyku, iştah ya da ilgi kaybı gibi belirtilerle birlikte gidiyorsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmak en doğru adımdır. Kendine zarar verme ya da yaşamına son verme düşünceleri varsa vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna, 112 acil hattına ya da bir uzmana ulaşmak gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Öğrenilmiş çaresizlik kalıcı mıdır?

Hayır. İsminden de anlaşıldığı gibi bu bir öğrenme sonucudur ve içsel bir özellik olmadığı, kimsenin kontrolü olmadığına inanarak doğmadığı için yeni öğrenmelerle değiştirilebilir.

Öğrenilmiş çaresizlik ile tembellik aynı şey mi?

Değil. Tembellik genellikle isteksizlikle ilişkilendirilir; öğrenilmiş çaresizlikte ise kişi “çabamın bir sonucu olmayacak” inancı nedeniyle harekete geçmez. Motivasyon eksikliğinin altında öğrenilmiş bir kontrolsüzlük algısı yatar.

Atıf biçimimi değiştirmek gerçekten işe yarar mı?

Olumsuz olayları içsel, kalıcı ve genel nedenlerle açıklama eğilimi depresif belirtiler için bir risk etkeni olarak tanımlanmıştır. Yeniden formüle edilmiş model, kötü olayların içsel, kalıcı ve genel nedenlerle açıklandığı bir açıklama biçiminin depresif belirtilerle ilişkili olduğunu ve kötü olaylarla karşılaşıldığında sonraki depresyon için bir risk etkeni olduğunu öne sürer. Açıklama biçimini fark edip esnetmek bu yüzden anlamlı bir çalışma alanıdır; ancak tek başına her durumu çözmez.

Çaresizlik hissi her zaman kötü bir şey midir?

Her zaman değil. Bazı araştırmacılar geri çekilmenin, aktif başa çıkma kaynakları tükendikten sonra bir tür toparlanma işlevi görebileceğini öne sürer. Yine de bu geçici tepkinin süreklileşmesi ve yaşam kalitesini düşürmesi durumunda müdahale gerekir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; psikolojik değerlendirme, tanı veya tedavi yerine geçmez.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

Yükleniyor …

0
zencefilli kis icecegi tarifi sicak ve baharatli

Zencefilli Kış İçeceği Tarifi: Sıcak ve Baharatlı

yuzmeye yeni baslayanlar icin teknik ve program

Yüzmeye Yeni Başlayanlar İçin Teknik ve Program